Malezya palm yağı endüstrisi, dünyadaki bütün ulusal tarım sistemleri içerisinde en yüksek organize olabilmiş sektörlerinden biridir. Palm yağı, yüksek verimliliği ve karbon tutma yetisi ile sürdürülebilir yağ olma gerekçelerini yerine getiriyor. 

Dahası, 20. yüzyılın ikinci yarısında teknolojik gelişmelerin yanı sıra, araştırma ve geliştirme faaliyetleri de artmıştır. Bu faaliyetler, girdileri azaltırken verimi arttırmaya yardımcı olmuş, böylece en az arazi kullanımından yağ üretimini en üst seviyeye çıkarma hedefine de ulaşılmış olmuştur. 

Palm yağı, hektar başına ortalama 4.03 ton yağ verimi ile, sırasıyla kolza tohumu, ayçiçeği tohumu ve soya fasulyesinden hektar başına elde edilen 0.74, 0.61 ve 0.41 ton yağ ile karşılaştırıldığında en verimli yağ tohumu ürünüdür. Palm yağı, diğer yağların yerini alırsa bitkisel yağ üretimi için kullanılan arsa alanı 5 ila 10 kat arası azalacktır. 

Dünyadaki en büyük iki palm yağı üreticisinden biri olmasına rağmen Malezya, 32.86 milyon hektarlık arazisinin sadece %18’ini palm yetiştiriciliği için kullanmaktadır. Arazi alanının en az %50’si yağmur ormanları, milli parklar, vahşi yaşam koruma alanları ve doğa rezervleri olarak korunmaktadır. 

Malezya toprakları üzerindeki bu geniş yeşil örtü, çeşitli bitki ve hayvan türlerine yaşam alanı sağlamaktadır. Malezya, topraklarında ormanın varlığını koruyarak ve arazisinin sadece %24’ünü tarım için kullanarak küresel ısınmayı azaltma noktasında dünyaya büyük bir hizmet sunmaktadır. 

Malezya’nın asırlık tarlaları, kurumsal yönetim ve sosyal sorumluluğa uygun olarak İyi Tarım Uygulamaları (Good Agricultural Pracitses) ışığı altında  profesyonelce yönetilir. Bu, plantasyon faaliyetlerinin çevre ve biyolojik çeşitlilik üzerindeki etkisini en aza indirger. Hatta öyle ki, Malezya’daki palm yağı tarlaları sık sık tropik tarımın en iyi modeli olarak gösterilmektedir ve Malezya standartı herkes tarafından kabul edilen bir endüstri standartı haline gelmiştir.