Blog

Neden Malezya Palm Yağı?

Malezya Palm Yağı Sürdürülebilirdir

1875 yılında İngilizler tarafından Malezya’ya süs bitkisi olarak tanıtılan Elaeis guineensis ağacının anavatanı Batı Afrika’dır. Yağ veren bir bitki olarak potansiyelini fark eden Fransız Henri Fauconnier, 1917’de I. Ticari Palm Yağı Plantasyonu’nu kurmuştur. O günden bugüne palm yağı, Malezya ekonomisi için değerli bir meta haline gelmiştir. Palm yağının dünyadaki en popüler bitkisel yağ olduğu ve küresel sıvı ve katı yağ tedarikinin %30’una katkıda bulunduğu kanıtlanmıştır. Malezya, 2020 verilerine göre[1] toplam 5.87 milyon hektar palm yağı ekili alana sahiptir ve sırasıyla 19.9 Milyon mt ve 43.5 Milyon mt üretimiyle Endonezya’dan sonra dünyanın ikinci büyük palm yağı üreticisidir.

Palm yağı; soya, kolza tohumu ve ayçiçeği gibi diğer bitkilere kıyasla daha verimli bir yağ bitkisi olduğu için küresel pazarda en popüler bitkisel yağdır. Palm yağı, 150’den fazla ülkede 3 milyardan fazla tüketicinin her gün kullandığı çeşitli gıda ve gıda dışı ürünlerin üretiminde yaygın olarak kullanılmaktadır.

Yemeklik yağ, margarin ve sürülebilir ürünler, katı yağ, kakao yağı alternatifleri, bitkisel ghee ve şekerleme yağları gibi gıda ürünlerinde önemli bir bileşendir. Palm yağı, ürünlerde daha uzun raf ömrü sağlayan oksidasyona karşı direnç gibi gıda uygulamalarında arzu edilen çeşitli teknik özellikler sunar. Palm yağı, gıda dışı ürünlerde de geniş bir uygulama alanına sahiptir ve sabun, deterjan, farmasötik ürünler, mum, kozmetik ve oleokimyasal türevlerin üretiminde yaygın olarak kullanılmaktadır. Ayrıca palm yağından elde edilen yağ esterleri biyodizel üretiminde de kullanılmaktadır. Tüm bu uygulamalar, palm yağını birçok uygulamada çok yönlü bir bileşen yapar ve geleneksel olarak hayvansal yağların kullanılarak üretildiği birçok ürüne bitki bazlı bir ikame oluşturur.

Malezya Palm  Yağı’nın Sürdürülebilirliği Sertifikalıdır

Palm yağı, dünyada sürdürülebilir olarak sertifikalandırılabilen birkaç emtiadan biridir. Hatta, küresel olarak mevcut 17 ana yemeklik sıvı ve katı yağ arasında, palm yağı dünyanın ilk sertifikalı sürdürülebilir yağlı tohum mahsulü olmuştur. Bu sertifika, 2004 yılında kurulan çok paydaşlı RSPO (Sürdürülebilir Palm Yağı Yuvarlak Masası) sertifikasyon programı aracılığıyla verilmiştir.

2008 yılında ödüllendirilen RSPO sertifikalı sürdürülebilir palm yağının ilk partisi Malezya’da üretildiğinden, Malezya palm yağı bu süreçte önemli bir rol oynamıştır. Haziran 2021 itibariyle, küresel palm yağı arzının yaklaşık beşte biri RSPO sertifikalıdır. Bu miktarın dışında, dünyadaki RSPO sertifikalı palm yağı arzının %26’sı Malezya’da üretilmektedir.[2]

Malezya palm yağı endüstrisi, gönüllü RSPO programına katılmanın yanı sıra, zorunlu bir ulusal sertifika programı olan MSPO’ya (Malezya Sürdürülebilir Palm Yağı) tabidir. MSPO, Malezya’da MS 2530 Malezya Standartlarına uygun olarak 3P’leri (İnsan, Gezegen, Kâr) kapsayan sürdürülebilir palm yağı üretimi için genel ilkeleri sağlamak üzere 2013 yılında piyasaya sürülmüştür. Bu plan, daha sonra, üretilen her bir Malezya palm yağı damlasının sürdürülebilir olarak sertifikalandırılmasını sağlamak amacıyla 2020’de zorunlu hale getirilmiştir.

26 Ağustos 2021 itibariyle, 5,19 milyon hektar, yani Malezya’nın toplam ekili palm ağacı alanının %88’i MSPO sertifikalıdır. Çoğu büyük plantasyon zaten tam sertifika almış durumda ve Malezya’daki 455 değirmenin %97’si (439) de sertifika almıştır.[3] Şimdi odak noktası, Malezya’nın bağımsız küçük toprak sahiplerinin MSPO sertifikalı olmalarına yardımcı olmaya tamamen kendini adamaktır. Şu anda, Malezya’nın bağımsız küçük toprak sahiplerinin yalnızca %45’i sertifika alabilmiş durumdadır.[4]

Malezya Palm Yağı Kendini Yaban Hayatı Korumaya Adamıştır

Palm yağı endüstrisi, Malezya’daki ikonik vahşi yaşam türlerinin korunmasına ve muhafaza edilmesine kendini adamıştır. Sektörün kararlılığını göstermek için ilgili kurum ve makamlarla işbirliği içinde çeşitli koruma çalışmaları başlatılmıştır.

Malezya arması, kalkanı destekleyen iki Malaya kaplanından oluşur. Bu kaplanlar gücü ve cesareti simgelemektedir.


Malaya Kaplanı (Panthera tigris Jacksoni), yalnızca Malezya Yarımadası’nın ormanlarında yaşayan bir kaplan alt türüdür. Bu kaplan o kadar nadir ve o kadar görkemlidir ki Malay kültürü bu türe büyük saygı duymaktadır. Malezya palm yağı endüstrisi, Malaya Kaplanı yavruları üretmeye yönelik yetiştirme programına sponsor olmak için PERHILITAN (Yaban Hayatı ve Milli Parklar Dairesi, Malezya Yarımadası) ile bir Mutabakat Muhtırası imzalayarak kaplan koruma çabalarına bağlılığını göstermiştir. Bu programın ana amacı üretilen ve yetiştirilen kaplan yavrularının 5 sene içinde doğal ortamlarına dönüşlerini sağlamaktır.

Malezya palm yağı endüstrisi için bir diğer önemli yaban hayatı türü de Asya Filidir (Elephas maximus). Malezya palm yağı endüstrisi, Borneo Fil Koruma Alanı (BES) gibi projeler aracılığıyla doğrudan Asya Fili koruma çabalarına dahil olmuştur. 19 Eylül 2013’te lansmanı yapılan BES, yaralanan veya öksüz kalan kurtarılmış fillere barınak sağlamak için özel olarak tasarlanmıştır. Kurtarılan veya öksüz kalan filler, vahşi doğaya bırakılmadan önce bakılmakta ve rehabilite edilmektedir.

Orangutanlara (P. pygmaeus) gelince, onları korumak için yapılan en büyük çabalardan biri, Sabah Yaban Hayatı Dairesi’nin (SWD) gözetiminde Yaban Hayatı Kurtarma Birimi’nin (WRU) kurulmasıdır. Daha sonra WRU, Sabah’taki tarımsal peyzajlarda yaşayan popülasyonları ve koruma durumunu belirlemek için orangutan popülasyonu üzerinde bir araştırma gerçekleştirmiştir. Araştırmaya ek olarak, WRU orangutanlar da dahil olmak üzere vahşi yaşamın kurtarılması ve daha iyi yaşam alanlarına taşınmasından da sorumludur.

Malezya palm yağı endüstrisi yaban hayatının yanı sıra orman restorasyonuna da kendini adamıştır ve “1 Milyon Orman Ağacı Dikme” programını başlatmıştır. Sabah Ormancılık Departmanı (SFD) ile yapılan bu 10 yıllık ortak program, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (BM SDG) ve Paris Anlaşması doğrultusunda daha yeşil bir Malezya için çaba göstermektedir. Bu program kapsamında, hızla büyüyen yerli orman türlerinin ve yerli meyve ağaçlarının dikilmesi yoluyla 2500 hektarlık bozunuma uğramış ormanın restore edilmesi hedeflenilmektedir.

Malezya Palm Yağı Küçük Çiftçilerin Geçim Kaynaklarını Geliştiriyor

Malezya palm yağı endüstrisi, ekonomiye önemli bir katkı sağlamakta ve 100’den fazla ülkeye yaptığı ihracatla istihdam olanakları ve gelir sağlamaktadır. 2020’nin ilk yarısında talepte yavaşlamaya neden olan COVID-19 pandemisine rağmen, sektör Malezya ekonomisine en büyük katkı sağlayanlardan biri olmuştur ve 73 milyar RM (17 milyar ABD Doları) gelir elde etmiştir. Palm yağı ayrıca Malezya’nın tarımsal üretiminin değerinin yüzde 38’ini oluşturmakta ve bu da onu önemli bir endüstri haline getirmektedir.

Palm yağı endüstrisinin kilit oyuncuları plantasyon şirketleri iken (toplam ekim alanının %72.2’si ile); 1,63 milyon hektar, yani toplam ekili alanın %27,8’ini oluşturan 500.000’den fazla küçük toprak sahibi vardır. Bu küçük toprak sahipleri endüstrinin ayrılmaz bir parçasıdır ve bu nedenle palm yağı endüstrisini tehlikeye atabilecek herhangi bir sorun onların geçim kaynakları üzerinde büyük bir etkiye sahip olacaktır.

Küçük çiftçi plantasyonlarının daha da geliştirilmesi, Malezya’nın yüksek gelir statüsü elde etme çabalarının önemli bir bileşenidir. Bu stratejinin adı, Federal Arazi Geliştirme Kurumu Planı veya daha iyi bilinen adıyla FELDA’dır. İlk olarak 1954’te Dünya Bankası tarafından bir yoksulluğu ortadan kaldırma programı olarak önerilen FELDA, şu anda dünyanın en büyük plantasyon operatörlerinden biridir ve 122.000’den fazla aileye geçim kaynağı sağlamaktadır.[5] FELDA programı, Dünya Bankası, Asya Kalkınma Bankası ve Birleşmiş Milletler dahil olmak üzere çeşitli uluslararası kuruluşlar tarafından gelişmekte olan ülkeler için başarılı bir yoksulluk azaltma programı modeli olarak kabul edilmektedir.[6] Programın katkısı muazzamdır – FELDA yerleşimleri, kentsel alanlara benzer çeşitli hizmetler sunan küçük kasabalara ve ekonomik faaliyet merkezlerine dönüşmüştür; yerleşimci nesilleri artık daha yüksek eğitim alabilmekte ve daha iyi bir yaşam kalitesinin tadını çıkarabilmektedir.

Malezya hükümeti, sürdürülebilir ve sorumlu palm yağı üretimini artırma çabalarında küçük toprak sahiplerine destek sağlamaya devam ediyor. Bu destekler arasında, söz konusu küçük çiftliklerin sürdürülebilir olarak sertifikalandırılması için çeşitli kuruluşlarla finansal, teknik destek ve işbirlikleri sağlanması yer alıyor.

 Malezya Sürdürülebilir Palm Yağı Devam Etmek İçin Burada

Malezya sertifikalı sürdürülebilir palm yağı, her zaman ileriye doğru giden bir yoldur ve insanları ve vahşi yaşamı desteklemek için en iyi cevap olarak hizmet eder. Sürdürülebilir palm yağını seçin, çünkü bu yağmur ormanlarının korunmasına yardımcı olur, biyolojik çeşitliliği korur ve adil sosyo-ekonomik koşullar yaratır. Sürdürülebilir palm yağı aynı zamanda Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine ulaşılmasına yardımcı olur ve sürdürülebilirliğin üç sütununun da karşılıklı fayda ile birbirine bağlı olduğu ve daha iyi bir gelecek için güvence altına alındığı ideal bir dünyanın yolunu açar.


[1] Overview of the Malaysian Palm Oil Industry 2020. (2021, January), MPOB,  https://bepi.mpob.gov.my/images/overview/Overview_of_Industry_2020.pdf

[2] Impact. (2021, July 31). RSPO – Roundtable on Sustainable Palm Oil. https://rspo.org/impact

[3] MSPO Trace. (2021, September 1). MSPO Trace. https://mspotrace.org.my/

[4] MPOB, Malezya’nın toplam lisanslı palm yağı ekili alanının %86,4’ünün MSPO sertifikalı olduğunu belirtiyor.(9 Mart, 2021). The Edge Markets. https://www.theedgemarkets.com/article/864-malaysias-total-licensed-oil-palm-planted-area-mspocertified-says-mpob

[5] The FELDA Case Study. December 2015. LMC International. Consulting Study 12. https://www.simedarbyplantation.com/sites/default/files/sustainability/high-carbon-stock/consulting-reports/socio-economic/hcs-consulting-report-12-the-felda-case-study.pdf

[6] World Bank (2019). Agricultural Transformation and Inclusive Growth: The Malaysian Experience. Washington, DC: World Bank

Bu gönderiyi paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir